Serdar UZUN Şunları Yazmış:

Kestane Balı

750-1200 metre yükseltilerinde; TEMA vakfınca koruma altına alınmış safkan Kafkas arıları tarafından üretilen Karadeniz’e özgü bir baldır. Daha çok kestane ağaçlarının polenlerinden elde edildiği için bu adı almıştır. Ayrıca az da olsa orman gülü (komar), böğürtlen, ıhlamur ve kır çiçeklerinin polenlerini de içerir. Koyu kahve renkli, biraz acı, kestaneye özgü tadı ve kokusu olan bu bal; içerisinde bolca Demir, Kalsiyum, Fosfor, Sodyum gibi önemli minareler ve vitaminler bulundurur. Antiseptik özelliğiyle adını duyuran kestane balı solunum ve sindirim sistemi sorunlarına oldukça iyi gelmektedir. Bağışıklık sistemini güçlendirir, enerji ve kuvvet verir. Doğal Antibiyotiktir.

· İshal sorunu için; 1 bardak soğuk su + 1 yemek kaşığı bal iyice karıştırılarak sabah ve akşam aç karnına içiniz
· Kabızlık sorunu için; 1 bardak ılık su + 1 yemek kaşığı bal iyice karıştırılarak sabah ve akşam aç karnına içiniz
· Günün dinç geçmesi, zinde kalmak ve zihin açıklığı için sabah kahvaltıdan önce bir bardak normal su ile bir yemek kaşığı balı iyice karıştırarak içiniz
· Ülser gibi önemli mide hastalığı olanlar balı direkt yememeli
· Çocuklara ballı süt yatmadan önce içirilmemeli veya yatmadan en az 2-3 saat önce içirilmeli
· Yeni doğan çocuklara (0-12 ay) bal doktor önerisiyle yedirilmeli
· Günlük ihtiyaç (2-3 yemek kaşığı)’tan fazla alınmamalı, aksi halde (etkili bir bal olduğu için terlemeye ve baş dönmesine sebep olabilir) rahatsızlık durumunda doktora danışılmalı
· Balın bulunduğu kaba su damlatılmamalı, kuru kaşık kullanılmalı. Suyun balı ekşitme özelliği bulunmaktadır
· Bal oda sıcaklığında ve cam kavanozda muhafaza edilmeli
· Sahte ballardan kaçınmak için tanımadığınız, üretim izni ve ruhsat numarası olmayan arıcılardan bal alınmamalı

Üretim/İzin/Ruhsat No: B.08.04.029 – Fatih/Temel UZUN – 0505 354 17 20

KESTANE BALI ŞİFA KAYNAĞI
Son yıllarda kalitesi ve sağlık yönünden olumlu etkileri belirlenen kestane balı Karadeniz’de yoğun ilgi görüyor. Birer kilogram kestane balı ve çiçek balında bulunan mineral oranları tespit edilirken, her iki balın mineral oranlarının karşılaştırıldığı bir rapor elde edildi. 18 yıldır öğretmenlik yapan ve 3 yıldır arıcılıkla uğraşan Erdal Satuk, analiz sonuçlarına göre elde edilen raporda kestane balındaki kalsiyum, potasyum, mangan ve bakır mineral oranlarının çiçek balına göre çok fazla olduğunu söyledi.

Kestane balındaki çinko ve demir oranının çiçek balına göre düşük olduğunu anlatan Satuk, şöyle konuştu: “Bir kilogram kestane balında demir 7,97 mg, çiçek balında ise 3.95 mg oranında bulunuyor. Bakır minerali kestane balında 0.44 mg, çiçek balında 0,32 mg oranında gözüküyor. Mangan oranı kestane balında 14,7 mg oranında bulunması, çiçek balında ise 2,0 mg kadar düşük gözükmesi dikkat çekiyor. Çinko oranı kestane balında 1.6 mg iken çiçek balında 4.4 mg oranında gözleniyor. Sodyum oranı kestane balında 41.9 mg oranında, çiçek balında ise 40.9 mg oranında bulunuyor. Potasyum oranı kestane balında 4 bin 850 mg olması dikkat çekerken, çiçek balında ise 998 mg olarak tespit edildi. Son olarak kalsiyum oranı kestane balında 426 mg iken çiçek balında 146 mg belirlendi.”

Yapılan analizler için Zonguldak Arı Yetiştiriciliği Birliği Başkanı Selahattin Güney ve üniversite yetkililerine teşekkür eden Satuk, şöyle konuştu:
“Biz bu yıl kestane balı üretimi amacıyla Gökçebey ilçesi Pazarlıoğlu köyü kırsalında arılarımızı getirdik. İstediğimiz oranda olmasa da belli oranda kestane balı ürettik. İlçe merkezinde kalsaydık kestane balı yerine çiçek balı üretecektik. Fakat biz özellikle kestane balı üretimi için arılarımızı gezginci arıcılık yöntemiyle oraya götürdük. Amacımız insanlar için çok faydalı olan kestane balını üretmek.” Satuk, sağlık için çok önemli olan kestane balının yaklaşık 500 hastalığın tedavisinde olumlu etkileri bulunduğunu sözlerine ekledi.

BALIN ÖNEMİ
Bal, gerek içinde barındırdığı vitaminler ve minerallerle, gerekse yapısal özellikleri sebebiyle insanlar için tam bir şifa niteliğindedir ve Kuran’da da bu konuya dikkat çekilmiştir:
Rabbin balarısına vahyetti: Dağlarda, ağaçlarda ve onların kurdukları çardaklarda kendine evler edin. Sonra meyvelerin tümünden ye, böylece Rabbinin sana kolaylaştırdığı yollarda yürü-uçuver. Onların karınlarından türlü renklerde şerbetler çıkar, onda insanlar için bir şifa vardır. Şüphesiz düşünen bir topluluk için gerçekten bunda bir ayet vardır. (Nahl Suresi, 68-69)

KESTANEBALININ İYİLEŞTİRİCİ ETKİSİ, ANTİBİYOTİKTEN GÜÇLÜDÜR
Alman bilim adamlarının deneyimlerine göre kestane balı, yara tedavisinde antibiyotikten daha etkili. Ama yara tedavisinde kullanılan sıradan bal değil. Kestane balı olarak adlandırılan bu bal, birçok antibiyotiğe karşı direnç kazanmış bakterilerin bulaşık olduğu kronik yaraları bile birkaç hafta içinde tamamen iyileştiriyor, diyor Bonn Üniversitesi tıp uzmanları.

Birçok bakterinin antibiyotiklere direnç kazanmasından sonra balın iyileştirici etkisi yeniden keşfedildi. Ancak uzmanlar, insanların özel işlemden geçirilmemiş doğal balla kendi kendilerini tedavi etmemeleri konusunda uyarıyorlar. Nitekim özel olarak hazırlanmayan ballarda bakteri sporları bulunabiliyor. Eski Mısırlılar bile balın yaraları iyileştirici etkisinden haberdardı. îki Dünya Savaşı’nda da askerlerin yaraları ballı sargılarla iyileştirilmişti. Bonn Üniversite Kliniği’ndeki çocuk doktorları tıbbi balı yaraların tedavisinde kullanıyorlar.

Ölü doku bal tedavisiyle kısa sürede yenilenmekte, ayrıca sargılar kolay değiştiği için yeni oluşan cilt tabakalarına zarar gelmiyor. Balın antiseptik bir etkisi var. Arılar bal üretirlerken glikoz oksidaz enzimini ilave ediyorlar. Bu enzim ise balın içindeki şekerden az miktarda hidrojen peroksidin üretilmesine yol açmakta. Balın için- deki hidrojen peroksit durmadan yenilendiği için de yaralardaki bakterilerin öldürülmesi için az miktarda KESTANE BALI yeterli olmakta.

KESTANE BALI NELERE İYİ GELİR….
Adale ağrıları, titremesi, uyuşmasının giderilmesine,
Ağrı ve sancıların giderilmesine,
Ağız yaralarının iyileştirilmesine,
Akciğer hastalıklarının iyileştirilmesine,
Bademcik iltihabının yok edilmesine,
Bağırsak gazının, iltihabının giderilmesine,
Baş, göğüs, karın ağrılarının giderilmesine,
Baş dönmesinin giderilmesine,
Bel ağrılarının giderilmesine,
Beyin hastalıklarının iyileşmesine
Felç ve sinir hastalıklarını gidermede,
Cilt bozukluğunu, lekelerini gidermeye,
Cinsel gücü artırmaya,
Damar sertliğine, damar tıkanıklığını yok etmeye,
Gözleri güçlendirmeye,
Halsizliğin giderilmesine,
Hazmı kolaylaştırmaya,
Hafızayı güçlendirmeye,
İştah açmaya,
Kabızlığın iyileştirilmesine,
Kalp çarpıntısını gidermeye,
Kanın temizlenmesine,
Kemiklerin kuvvetlenmesine,
Nezle ve grip hastalığının tedavisine,
Öksürüğün, nefes darlığının,
Astım hastalığının tedavisine,
Romatizma ve siyatiğin tedavisine,
Sarılık hastalığının iyileştirilmesine,
Sedef hastalığının giderilmesine.

GENÇLİK İKSİRİ BAL
Kış aylarında organizmanın enerjiye daha fazla ihtiyacı var. Arıların hayat iksiri olarak ürettikleri bal, içerdiği yüksek besin değerleri ve zengin aktif maddelerle sadece güçlü bir enerji kaynağı olmakla kalmıyor, haricen de kullanıldığında da bir gençlik ve güzellik iksiri olarak yaşantımıza eşlik ediyor. Her bölgenin bitki örtüsüne göre farklılıklar gösteren balın yapısal özelliklerine ve evlerde bir güzellik iksiri olarak kullanımına göz atıyoruz

BALIN İÇERİĞİNDE NELER VAR
Balın vitamin ve protein gibi besinsel değerlerinden başka, güzellik ve gençliğimiz için içeriğinde barındırdıkları değerlere de bir göz atalım: Meyve asitleri diye de adlandırılan Alfahidroksiasid, meyvelerden elde edilerek kozmetikte arındırıcı ürünlere katılıyorlar. Baldan elde edilen alfahidroksiasid ise, en küçük bir tahrişe yol açmadan arındırma işlevini daha yumuşak bir şekilde yerine getiriyor. Ayrıca balın yapısında azot, glüsit gibi nemlendirici NMF’i oluşturan ve cildin nem dengesi için önemli olan birçok element de bulunuyor. Oligo-elementler ise, hücrelerin yenilenmesi için çok önemli. Magnezyum, manganez, kalsiyum, silisyum; hepsini de yapısında toplayan bal da cilt için gerçek bir güzellik iksiridir.

BALLI GÜZELLİK REÇETELERİ
Tamamen doğal malzemelerle gerçekleştireceğiniz bu reçeteleri evinizde hazırlayabilirsiniz:
Yanıktan sonra cildin tedavisi için maske: 100 gr. bal ve 100 gr. gliserini 100 gr. un ile karıştırın. Bu karışımı yüzünüze yayın. Bu maske, cildin soğuklarda kuruduğu ve çatladığı durumlarda da uygulanabilir. Ancak bu amaçla kullanmak için bir yumurtanın akı, bir kahve kaşığı gliserin ve 30 gr. balı yaptığınız maskeye yetecek miktarda arpa unuyla karıştırarak hazırlamalısınız.
Kuru ciltler için güzellik maskesi: 25 gr. bal, 25 gr. lanolin, 10 gr. kakao yağı, 5 gr. gliserin, 20 gr. gülsuyu ve 100 gr arı sütünü karıştırıp yüzünüze sürün.
Kırışık maskesi: 70 gr. Çiçek balı, 20 gr. Eritilmiş beyaz balmumu, 10 gr. Arı sütünü karıştırın; ancak arı sütünü son dakika, erimiş balmumunun sıcaklığı 30 derecenin altındayken katın.
Ellerin bakımı ve beyazlatılması için badem hamuru: 250 gr. bal, 125 gr. ezilerek toz haline getirilmiş acı badem, 10 gr. lavanta esansı, 120 gr. tatlı badem yağı. Önce balı üç yumurta sarısıyla karıştırın, sonra badem yağı ve bademle karıştırıp en sonunda içine esansı katın. Bu hamuru küçük kavanozlarda serin bir yerde saklayabilirsiniz.
Yıkanmamış kuru saçlara uygulanacak saç bakımı: 10 gr. portakal esansı, 100 gr. biberiye yağı, 150 gr. lavanta, 40 gr. çiçek poleni. Poleni lavanta esansında eritip diğer yağlarla karıştırın. Bu karışımı, gözlerinizden uzak tutarak saç diplerine friksiyon yapmak için kullanın. Ve; Sağlığınız için günde bir kaşık bal alın!

BUNLARI BİLİYOR MUSUNUZ?
Bal arılarının, 450 gr bal üretebilmek için 2 milyon çiçeğe konmaları gerekiyor.Bir kovan arı yarım kiloluk bal için 88 km kadar uçar. Bir işçi arı hayatı boyunca 1/12 çay kaşığı bal yapabiliyor. Bir bal arısı yaklaşık olarak saatte 24 km hızla uçabilir. Bir arının dünyanın etrafında dolaşabilmesi için 2 yemek kaşığı bala ihtiyacı vardır. Her bir bal peteğinin 6 yüzü vardır. Bir bal arısının 4 kanatı vardır. Bir bal arısı bir seferlik polen toplama gezisinde 50-100 çiçeği ziyaret eder. Arılar birbirleriyle dans ederek iletişim kuruyorlar. Bir bal arası dans ederek diğer bir bal arısına nektarın ve polenin nerde olduğunu işaret ediyor. Dans yönü ve uzaklığı anlatmaya yardımcı oluyor. Arının yarım kilo bal yapabilmesi için 3 milyon 750 bin defa çiçeğe konması gerekir. 1 kilo bal yapabilmek için 40 bin adet arının 6 milyon adet çiçeği dolaşması gerekir. Arılar mavi rengi ayırt edebilirken, kırmızı rengi, koyu gri ve siyah olarak algılarlar. Bal arıları bir peteği doldurabilmek için 100 milyon çiçeğin nektarını emiyor ve 100 bin km kanat çırpıyorlar. Araştırmalara göre bir koloninin 1 kilo bal üretmesi ve yaşamını sürdürebilmesi için 8 kilo bal tüketmesi gerekmektedir. Bunu yapabilmesi için kat ettiği yol yaklaşık olarak 6 kez dünya çevresinin dönülmesine eşittir.

KRİSTALLEŞME
Her ne kadar sofralarda her zaman önemli bir yere sahip olsa da bal halkımız tarafından çok da iyi tanınan bir besin maddesi değil. Buna en önemli örnek olarak balın şekerlenmesi şeklinde adlandırdığımız kristalleşmeyi gösterebiliriz. Çiçek balı doğal ve saf olduğunda kristalleşir. Bu olay tamamen balın doğallığından kaynaklanır. Kristalleşmeye neden olansa balın içerisinde bulunan ve polen adı verilen çiçek tozlarıdır. Yurt dışında bal doğal yani kristalize haliyle tüketilir çünkü bütün gıda maddeleri doğal olduğunda faydalıdır. Her saf ve doğal çiçek balı bir süre sonra kristalleşir. Ancak çam, kestane, böğürtlen gibi salgı ballarında polen bulunmadığından kristalleşme de olmaz. Bilim adamları ve beslenme uzmanları ise balın çeşitli bitki ve tohumlarla karıştırıldığında daha faydalı olduğunu vurguluyorlar.

Bu Yazıyı Okudun mu?

İslam İkonografisinde Hz. Muhammed

Özet (Türkçe): Çalışmamızda, İslam ikonografisi içerisinde önemli bir yere sahip olduğunu düşündüğümüz, farklı etki ve …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir