Serdar UZUN Şunları Yazmış:

“Sahih” Kaynaklarda Geçen Bazı Hadisler….!

Kur’an tek kaynaktır, onun dışındaki kaynaklar geçersizdir* diyerek hadisleri kökten veya toptan reddetmek ile “sahih” kitaplarda yer alıyor diye paketçi bir anlayışla hadislerin tümünü toptan kabul etmek arasında zihniyet açısından pek bir fark yoktur. Çünkü her iki zihniyet de hadisleri “kritik etmek” için Kur’an süzgecini kullanmadan fikir sahibi olmayı ve sahip olduğu o fikriyle hüküm vermeyi tercih ediyor. Hadisleri değerlendirmede ilk kriter Kur’an olduğunda diğer kriterlerin (ravi güvenirliliği, isnad zinciri, dönemi, metin içeriği vb.) önemi artıyor ancak Kur’anı devre dışı bıraktığınızda diğer kriterlerin hiçbir ehemmiyeti kalmıyor… Lütfen bir hadisi okuduğunuzda önce o hadisin Kur’an ile temasını kontrol edin…

*Hadislerin tamamını toptan reddedenler öncelikle şu soruya yanıt vermeli: Kur’an’ı günümüze kimler nakletti ve acaba Kur’an’ı nakledenler arasında hadislerini reddettiğiniz raviler var mı? Bu zaviyeden bakıldığında hadisleri toptan reddetmek Kur’an’ı da reddetmek anlamına geldiğinden bu konu, üzerinde hassasiyetle durulması gereken bir konudur. Ancak Kur’an ile alenen çelişen ve iman noktasında sorunlu olarak nitelendirilebilecek hadislere de inatla sarılmanın kimseye yararı olmayacaktır!

Bazı şahsiyetler “sahih kaynak” etiketli kitaplardaki aşağıda sıralanan hadisler için ne derler acaba? Benim tahminim o ki verecekleri ilk cevap şudur: “Öyle demek istememişlerdir, muhakkak bizim aklımızın ermediği mecazi bir anlamı vardır…!”.


– Eğer erkeğin tepesinden tırnağına kadar cerahat aksa, kadın da bunları ağzı ile temizlese, yine de erkeğin hakkını ödemiş olmaz.[1]

– Tüm kara köpekleri öldürünüz. Çünkü onlar şeytandır[2].

– Karga fasıktır[3]

– Allah Rasulü (s)’nü şunu derken duydum: “Allah, vahyini üç kişiye emanet etti: Ben, Cebrail ve Muâviye” Diğer bir rivayette Ebu Hüreyre şu merfû haberi nakleder: “Eminler üçtür: Cebrail, ben ve Muâviye”. Müseyyeb b. Vadıh, îbn Abbas´m şöyle dediğini rivayet etmiştir: “Cebrail, Rasûlullah (s.a.v.)´a gelip şöyle dedi: “Ya Muhammedi Muaviye´ye selam söyle ve ona iyi davran. Çünkü o, Allah´ın kitabım ve vahyini yazmak hususunda güvenilir bir kimsedir. O, ne güzel güvenilir bir kâtiptir.”[4]

– Ebu Hüreyre şu hadisi rivayet etmişlerdir: Allah’ın Resulu Muaviye’ye bir ok verdi ve şöyle dedi: Bu oku al ve cennette beni onunla karşıla![5]

– Zina eden bir maymunu öldürmek için taşlayan bir maymun kabilesine rastladım ve onlara yardım ettim.[6]

– Zina yapan evlilerin taşlanarak öldürülmelerini emreden ayet Aişe`nin döşeğinin altındaki sayfada yazılı bulunuyordu. Peygamber ölünce Aişe onun gömülme işlemleri ile meşgulken, evin açık kapısından içeri giren bir keçi o sayfayı yedi. Böylece taşlayarak öldürme cezası Kuran’dan çıktı. Ama hükmü devam ediyor.[7]

– Hz. Ömer: “Kur’ân-ı Kerim’e bir şey ilâve etmek ithâmından korkmasaydım oraya zinâ edenlerin taşlanması mevzuundaki âyeti yazdırırdım[8] dedi.

– İbni Mesud: Felak ve Nas sureleri Peygamberimizin kendileriyle istiaze ettiği bir duadır, bunlar Kur’an’dan sureler değildir[9]

– İbn Ömer: “Hiçbiriniz, Kuran’ın tümünü aldım (elimde bulunduruyorum) demesin. Bilemez ki, Kuran’ın çoğu yok olup gitmiştir. Ne kadar ortada varsa yalnızca o kadarını elimde tutuyorum desin” dedi[10]

– Peygamber, Medine’de bir Yahudi tarafından büyülendi. Günlerce ne yaptığını bilmez durumda ortalıkta dolaştı.[11]

– Dünya balığın üzerindedir. Balık başını sallayınca dünyada depremler olur[12]

– Hz. Peygamber (S.A.V.) Efendimiz: “Kim kertenkeleyi ilk darbede öldürürse ona yüz sevap yazılır. İkinci vuruşta öldürürse daha az kazanır. Üçüncü vuruşta ise bundan da az sevap kazanır.” buyurmuştur[13]

– Ölüye akrabalarının ağlaması ölünün azabını arttırır[14]

– Güneş şeytanın iki boynuzu arasında doğar.[15]

– Hz.Peygamber (S.A.V.) Efendimiz: Namaz için ezan okunduğu zaman, şeytan ezanı duymamak için arkasını dönüp zart (zarut) diye yellenerek kaçar. Ezan bitince tekrar geri gelir. Namaz için kamet edilince yine arkasını dönüp kaçar. Kamet bittiğinde yine gelir ve kişi ile nefsi arasına sokulur ve ona: Filân şeyi hatırla, filân şeyi hatırla diyerek, namazdan önce aklında olmayan şeyleri hatırlatır da, neticede insan kaç rekât namaz kıldığını bilemez olur.”[16]

– Cehennemi çoğunlukla kadınlar dolduracaktır. Kadının aklıyla dini nakıstır/eksiktir.[17]

– Hz. Peygamber “Onlar da öbürlerindendir” diyerek savaşta kadın ve çocuklarının öldürülmesine izin verdi.[18]

– Allah ahirette Peygamberlere kimliğini kanıtlamak için bacağını açıp baldırını gösterir.[19]

– Allah benimle görüştü ve el sıkıştı. Elini iki omuzum arasına koydu; öyle ki parmaklarının soğukluğunu iki göğsüm arasında hissettim.[20]

– Allah zamandır.[21]

– Dinini değiştireni öldürün.[22]

– Namaz kılanın önünden bir maymun, siyah bir köpek, domuz, yahudi veya bir kadın geçerse namazı geçersiz olur.[23]

– Kadınlar arasındaki iyi bir kadın, yüz karga içindeki tek bir alacakarga gibidir.[24]

– Cehennem de en şiddetli azap ressamlaradır.[25]

– Dünya balığın sırtındadır. Balık başını sallarsa deprem olur.[26]

– Rasul-u Ekrem (s.a.v.) buyurdu ki: Melekul Mevt, Musa (a.s.)’nın  ruhunu kabzetmek için gönderilmişti. O melek Hz. Musa’ya geldiği zaman, Hz Musa Melekul Mevte tokat vurup, bir gözünü çıkarmıştı. Melekul Mevt (a.s.) Rabbine dönerek: “Beni öyle bir kula gönderdin ki, ölmeyi istemiyor.” Cenabı Hak tekrar ona gözünü iade etmişti[27]

– Ureyne ve Ukeyle den bir gurup Medine’ye gelerek Müslüman oldu. Medine de rahatsızlandılar ve peygamber onlara deve sidiği içmelerini söyledi. Fakat onlar develeri dağıtıp çobanı öldürdüler. Bu olay üzerine Resulullah onların ellerini ve ayaklarını kestirdi gözlerini oydurdu ve Harre’nin bir kenarına atılarak çölde susuz bırakılıp öldürülmesini emretti. Bizim onlara su vermemizi engelledi.[28]

– Sizden birisi cinsel münasebette bulunduğu zaman eşinin cinsel organına bakmasın, zira cinsel organa bakmak körlüğe sebep olur.[29]

– Peygamberi eleştirdiği için şair Kab bin Eşref’in kafası kesilmiş ve Peygambere getirilmiştir.[30]

– Peygamber, bir süre sonra dönüp emrini şöyle düzeltti: “Size, dinden dönenleri bulursanız, ikisini de yakın dedim, ama yakmayın. Çünkü ateşte yakma cezasını yalnızca Allah verir. Siz bu iki kişiyi yakalayıp yalnızca öldürün.[31] Ancak dinden dönme olayları artınca Halife Ebu Bekir’in yakarak öldürme işlemini uyguladığı rivayet edilir. “Daha da direnirlerse, demirle dağlayın, ateşte yakın![32]

– Ali’nin “bir topluluğu ateşe attırıp yaktırdığı” Ibn Abbas’a söylendiğinde, Ibn Abbas’ın şöyle dediği belirtilir: “Ben olsaydım bunu yapmazdım. Çünkü Peygamber, “Allah’ın verdiği biçimde ceza vermeyin!” demişti. Ben olsaydım, sadece öldürürdüm.[33]

Serdar UZUN – www.serdaruzun.com

Dipnotlar


[1] İbn-i Hacer el Heytemi 2/121
[2] Hanbel 4/85; 5/54
[3] Buhari 59/16; Hanbel 2/52
[4] İbni Kesir, El Bidaye Ve’n Nihaye
[5] İbni Kesir, El Bidaye Ve’n Nihaye
[6] Buhari 63/27
[7] İbni Mace 36/194/ Hanbel 3/61/5/131
[8] M. Hamidullah, s.49 da Müsned’den 156, 197 ve 352 nolu hadisler olarak nakleder; Mukaddemetân, s. 82
[9] Kurtubi, “el-Camiul Ahkam”, 22/567
[10] Suyuti, el itkan, 2/32
[11] Buhari 59/11; 76/47; Hanbel 6/57; 4/367
[12] İbni Kesir, 2/29; 50/1
[13] Müslim, Selam 147 (2240); Ebu davud, Edeb 175, (5263, 5264); Tirmizî, Ahkâm 1, (1482)
[14] Buhârî, Cenâiz, 32; Meğâzi, 8; Müslim, Cenâiz, 16, 17 vd.; Ebu Davud, Cenâiz 54
[15]  Müslim 833; Nesai 1, 279
[16]Buhârî, Ezân 4, Amel fis’-salât 18, Sehv 6, Bed’ü’l-halk 11; Müslim, Salât 19, Mesâcid 83. Ebû Dâvûd, Salât 31; Nesâî, Ezân 20,
[17] Ebu Davut 4679; Müslim, İman 132 (79); Buhari, Hayız Babı 6
[18] Ebu Davud, Cihad/102, hadis 2638; Cihad/121, 2672; Ibn Mace, Cihad, 2840; Ahmet Ibn Hanbel, 4/46; Tirmizi, Siyer/19, 1570
[19] Müslim İman 302, Buhari 97/24, 10/29, Hanbel 3/1
[20] Hanbel 5/243; Tirmizi 3231
[21] Malik Muwatta 3/56, Buhari edep 101
[22] Buhari 12/1883, Nesei- 7-8/14
[23] Buhari 8/102 Hanbel 4/86
[24] Buhari 9/1391
[25] Buhari, Tesavir 89
[26] İbn-i Kesir tefsiri 2/29
[27] Sahihi Buhari, 2/113 ve 4/191; Sahihi Muslim 4/1843
[28] Buhari, Tıp 5/1 Hanbel 3/107,163, Buhari, Zekat/68, Cihad/52; Tecrit/Vudu, 172; Müslim, Kesame /9-14, 1671; Ebu Davud, Hudud 3, 4364-4371; Tırmizi, Ebvabu’t-Tahare/55, 72-73; Nesei, Tahrimü’d-Dem /7; Ibn Mace, Hudud/20, 2578-2579.
[29] Feyzul Kadir 1-326
[30] Buhari, Cihad/15/1, Rehn/3, Tecrid, 1578; Müslim, Cihad/119, 1801; Ebu Davud, Cihad/169, 2768
[31] Buhari, Cihad/107,149; Ebu Davud, Cihad/122, hadis 2674; Tırmizi, Siyer/20, 1571
[32] Taberi, Tarih, 1/1881-1885
[33] Buhari, Cihad/149; Tecrid, 1264; Nesei, Tahrimu’d-Dem/14 30

Bu Yazıyı Okudun mu?

İslam İkonografisinde Hz. Muhammed

Özet (Türkçe): Çalışmamızda, İslam ikonografisi içerisinde önemli bir yere sahip olduğunu düşündüğümüz, farklı etki ve …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir