20 Yıl Öncesine Ait Bir Anı: Beypazarı ve Mansur YAVAŞ!

Yaklaşık 20 yıl öncesine ait Mansur Yavaş ile aramda vuku bulan bir anımı sizlerle paylacağım. Okuyacaklarınız Mansur YAVAŞ[1]Bundan sonra isim tekrarına düşmeme adına Başkan Bey diyeceğim. güzellemesi değildir, ayrıca kendisi bu yazdıklarımı anımsar mı bilemem.

Ankara Üniversitesi Beypazarı Meslek Yüksekokulu Turist Rehberliği bölümünde öğrenim görmek üzere Artvin Hopa’dan Ankara’ya gelmiştim. Ankara’ya gelene kadar gördüğüm en büyük kent Erzurum idi, bu nedenle Ankara’yı görünce doğrusu biraz başım dönmüştü 🙂

Tamam, Ankara’ya gelmesine geldik, ancak Beypazarı’na nasıl gidilir bilmiyordum, o tarihte pek bilen olmadığı gibi navigasyon da yoktu. Ankaralılar bilecektir, DSİ’nin karşısındaki Etlik Eski Garajlar’dan Beypazarı otobüsleri kalkıyordu, işte buraya gidip bir bilet aldım, yanımdaki valizimle otobüsün kalkış saatini beklemeye ve bu bekleyişte kara kara şunu düşünmeye başladım: “Ben nerede kalacağım?” O yıllarda Beypazarı’nda devlete ait öğrenci yurdu yoktu; ya ev tutmak zorundaydınız ya da Fetullahçıların veya Süleymancıların yurtlarında kalacaktınız…

İşte tam burada anımın Başkan Bey ile ilgili kısmı başlıyor. Numarasını kimden veya nereden aldığımı hatırlamıyorum[2]Ankara Ülkü Ocaklarından almış olabilirim, ancak emin değilim. Başkan Bey’in cep telefonuna, Beypazarı’nda eğitim hayatıma başlayacağımı ancak konaklama konusunda hiçbir bilgim olmadığını içeren bir SMS[3]Onu arayacak kadar kontörüm olmadığından SMS göndermek zorunda kalmıştım. gönderdim. Açıkçası yanıt vereceğini de beklemiyordum. Otobüs tam hareket ederken o meşhur tuşlu Nokia telefonlarının SMS bildirim sesini duydum, SMS Başkan Bey’den geliyordu. Bana cevaben, Beypazarı’na vardığımda ilk iş Belediye binasına gelmemi ve kendisiyle görüşebileceğimi yazmıştı. SMS’te yazdıklarını beni arayarak söyleseydi inanın o kadar mutlu olmazdım, çünkü bir öğrenci gibi davranıp o şekilde yani SMS ile karşılık vermişti. Her neyse, Beypazarı’na varır varmaz alt katı gümüşçü dükkanlarıyla dolu belediye binasına gittim. Beni hilal bıyıklarıyla uzun boylu yakışıklı Mehmet abi (soyadını hatırlayamadım) karşıladı. Kendisine Başkan Bey ile görüşeceğimi, benim geleceğimden haberdar olduğunu söyleyince beklemem gerektiğini ifade etti. Beklerken Nevzat, Bayram ve Mahmut Yüksel isimli[4]Bayram Abi’nin soyadını anımsamıyorum ancak Mahmut Abinin soyadı Başer olabilir. Şu anda neler yapıyorlar, nerelerdeler bilmiyorum. birkaç değerli insanla daha tanışma fırsatı buldum. 2 saate yakın beklememe rağmen Mehmet Abi beni Başkan Bey ile görüştürmedi[5]Belki tipimi beğenmedi 🙂 O tarihte saçlarım kısmen uzundu ve top sakallıydım. Şimdi uzatacak pek saç kalmadı 🙂. O gün geçen zaman benim için çok kıymetliydi çünkü başımı sokacak yerim bile yoktu. Görüşemeyeceğimi düşünerek ben, belediyede bir süredir kendisini beklediğimi içeren yeni bir SMS gönderince kendisi odasından dışarı çıktı ve beni odasına aldı. Mehmet Abi’nin bana bakışları bu sefer biraz değişmişti 🙂

Mütevazı odasına girdiğimde Başkan Bey’in bana sorduğu ilk soru karnımın aç olup olmadığı idi[6]Bu soru kimileri için saçma gelebilir ancak, farklı şehirden gelen bir öğrenciye adabı muaşeret icabı sorulması gereken ” bana göre” en isabetli ilk soruyu sordu.; ince düşüncesi için teşekkür ettikten sonra kibar bir dille beni düşündüren tek şeyin şu anda kalacak bir yer bulup bulamacağım olduğunu ifade ettim. Kendisi açık bir şekilde bana, geçici olarak bir yer ayarlayacağını, bu süre zarfında kalıcı bir yer bulabileceğimi, ancak öğrenci ve bekar olmam nedeniyle ev kiralama konusunda sorun yaşayabileceğimi, her şeye rağmen ev kiralayamazsam kendisinin bizzat yardımcı olacağını ifade etti. Beni bugün hala görüştüğüm Serkan’ın (o kendini biliyor) yanına misafir olarak yerleştirdi. Dediği gibi de oldu, yaklaşık 15 gün kiralık ev arayıp durdum, bir sürü boş yer olmasına rağmen malum gerekçerlerle kimse evini kiraya vermiyordu. Sonuçta yine Başkan Bey’in kapısını çaldım, o doğrudan aracı olarak bir evi kiralamama yardımcı oldu.

Peki ya sonra…

Başkan Bey birgün çiçeği burnunda okulumuzu ziyaret etmişti. Bu ziyarette Beypazarı’nı bir turizm kenti yapacağını, okulun bu projeye destek vermesi gerektiğini, bu bağlamda gönüllü olmak kaydıyla Turist Rehberliği bölümü öğrencilerinden bir kaçına Beypazarı’nı tanıtacağını, akabinde Beypazarı’na gelecek misafirlere bu öğrencilerin gönüllü olarak kenti tanıtacaklarını, bu şekilde hem öğrencilerin bir nevi staj yapmasını hem de kentin tanıtımında hızlı bir yol alınacağını anlattı. İşte ben de bu gönüllü öğrencilerden biri olmuştum. Benimle birlikte gönüllü olan birkaç arkadaşımı alıp sokak sokak cadde cadde gezdirdi, kente gelen misafirlere nerelerde neler anlatamamız gerektiğinden tutun nerelerde alışveriş yapılması gerektiğine kadar tüm ince ayrıntıları sıkılmadan tek tek anlattı. Tüm gün süren bu güzel eğitimin ardından gelen misafirlere gönüllü olarak Beypazarını tanıtmaya başladık. Bir yandan rehberlik mesleğini deneyimleme şansı bulurken diğer yandan Beypazarı’nın hızlı ve kaliteli şekilde tanıtıldığına bizatihi şahit oldum. Başkan Bey, bu projesini başarılı bir şekilde uyguladı, Beypazarı’nı hem Türkiye’ye hem de yurtdışına tanıtarak yoğun turist çeken bir kent haline dönüştürmeyi başardı[7]Şunu itiraf etmeliyim ki; Başkan Bey okulumuza geldiğinde projelerinden bahsettiğinde abarttığını düşünüp pek inanmamıştım..

Şimdi gelelim sadede: Son zamanlarda işiyle haşır neşir olan Başkan Bey öyle veya böyle bir hayli gündem oldu, Başkan Bey’in dünya görüşünü ve ara ara yaptığı sert çıkışlarını öne sürerek onun hakkında olumsuz bir şeyler duyarsanız yukarıda yazdıklarımı anlatabilirsiniz. Beypazarı deneyimimden ve gözlemlerimden yola çıkarak şunu rahatlıkla söyleyebilirim: Gereksiz projelere girişecek biri değil.

Bana yıllar evvel yaptığı iyiliği hiç bir zaman unutmayacağım.

Ayrıca şunu da eklemeliyim: Beypazarı bizi ailece o kadar etkiledi ki, öğretmen ağabeyim Fatih ve eşi Beypazarı’na tayin istediler ve bir süre orada öğretmenlik yaptılar.

Doğrusunu söylemek gerekirse fırsatım olsa mezun olduğum okulda seve seve görev yapmak isterim[8]Hepinizin bildiği malum gerekçeler nedeniyle mezun olduğum okulda görev yapmaya yönelik girişimlerin başarısızlıkla sonuçlandı. Nasip Demre’ye imiş 🙂 🙂

Bugün bir turist rehberi ve akademisyen olarak bunları şu nedenle paylaşma ihtiyacı duydum: Geçmişte hayatınıza yapılan (o gün belki farkedilmeyen) kimileri için küçük bir dokunuş geleceğinizi şekillendirebilir. Bu itibarla hayatımıza “küçük” dokunuşlarda bulunanlara teşekkür etmeyi unutmamalıyız!

Not: Bir tür teşekkür mahiyetineki bu yazdıklarımı (niyet okuması yapıp) siyasi bir paylaşım olarak değerlendirmezseniz sevinirim.

Dipnotlar

Dipnotlar
1 Bundan sonra isim tekrarına düşmeme adına Başkan Bey diyeceğim.
2 Ankara Ülkü Ocaklarından almış olabilirim, ancak emin değilim.
3 Onu arayacak kadar kontörüm olmadığından SMS göndermek zorunda kalmıştım.
4 Bayram Abi’nin soyadını anımsamıyorum ancak Mahmut Abinin soyadı Başer olabilir. Şu anda neler yapıyorlar, nerelerdeler bilmiyorum.
5 Belki tipimi beğenmedi 🙂 O tarihte saçlarım kısmen uzundu ve top sakallıydım. Şimdi uzatacak pek saç kalmadı 🙂
6 Bu soru kimileri için saçma gelebilir ancak, farklı şehirden gelen bir öğrenciye adabı muaşeret icabı sorulması gereken ” bana göre” en isabetli ilk soruyu sordu.
7 Şunu itiraf etmeliyim ki; Başkan Bey okulumuza geldiğinde projelerinden bahsettiğinde abarttığını düşünüp pek inanmamıştım.
8 Hepinizin bildiği malum gerekçeler nedeniyle mezun olduğum okulda görev yapmaya yönelik girişimlerin başarısızlıkla sonuçlandı. Nasip Demre’ye imiş 🙂

Hakkında Serdar UZUN

Okudun mu?

Dost Kazanma ve İnsanları Etkileme Sanatı

Birçok insan (ki buna ben de dahilim) kişisel eğitim kitaplarını sevmez. Ancak son zamanlarda özellikle …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Kutucuğa Uygun Değeri (Rakamla) Gir! *Captcha loading...

error: UYARI: İçeriğin seçilmesine izin verilmiyor!!